Tunus’ta Kuraklık Tahıl Üretimini ve Hayvancılığı Tehdit Ediyor

Son yılların en düşük yağışlarının kaydedildiği Tunus’ta kuraklık tahıl üretimini ve hayvancılığı tehdit etmeye başladı.

Her yıl eylül ayından itibaren yağış mevsimine girilen Tunus’ta, bu yıl beklenen yağışların çok düşük seviyede kalması, baraj doluluk oranlarının yüzde 30 seviyesinin altında kalmasına neden oldu.

Tunuslu yetkililer, üst üste yaptığı açıklamalarla, su kaynaklarının daha dikkatli kullanılması çağrısı yaptı.

Tarımsal sulama ve içme suyu kullanımında nisan ayından bu yana kota sistemi uygulanmaya başlandı.

Belli saatlerde evlere su verileceğini açıklayan kamuya ait su dağıtım şirketi, araçların içme suyuyla yıkanmasının 30 Eylül 2023 tarihine kadar yasaklandığı duyurdu.

Özellikle çiftçileri derinden etkileyen kuraklık, ülkedeki tahıl üretimine de darbe vurdu.

Görülmemiş bir kuraklık

Yaşanan kuraklığı “felaket” olarak değerlendiren Tunuslu çiftçi Celal el-Ubeydi, yaşadıkları zorlukları AA muhabirine anlattı.

Tunus’un orta kesiminde yer alan Beca kentine bağlı Mecaz el-Bab’da çiftçilik yapan Ubeydi, bu yıl yaşadıkları kuraklığın buğday üreticilerini derinden etkileyeceğini söyledi.

Tarım sezonun başından bu yana kuraklıkla mücadele ettiklerini vurgulayan Ubeydi, “Bu yıl ürünlerimiz, yeterli su bulamadığımız için gelişimlerini tamamlayamadı. Taşımalı sulama haricinde çiftçilerin ürün alması çok zor görünüyor. Bu yıl kuraklık bir önceki seneye göre neredeyse yüzde 100 oranında. Bu yüzden yağmur sularını bekleyen çiftçiler bu yıl ürün alamayacağı için önümüzdeki sene yağış olsa dahi çok zor atlatacak.” ifadelerini kullandı.

Her hektarın buğday eken çiftçiye yaklaşık bin dinar (310 dolar) masrafı olduğuna dikkati çeken Ubeydi, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Çiftçi mahsul alamazsa yaptığı masrafları karşılayamaz. Çiftçinin afet ve kuraklık durumlarında kullanacakları destek fonları mevcut, fakat bu fonlara zamanında ulaşabilmek çok önemli. Çünkü çiftçi yetiştirdiği besi hayvanlarının yiyeceklerini de karşılamakta zorlanacak.”

Tahıl eken çiftçilerin doğal gübre ihtiyacını hayvancılık yaparak karşıladığını anlatan Ubeydi, “Çiftçilik, bir birini tamamlayan birçok işi barındırıyor. Çiftçi, gübre için hayvan yetiştirmek, yıllık ihtiyaç için meyve ağacı yetiştirmek, sebzesini karşılamak gibi yaptığı işleri çeşitlendirmesi gerekiyor. Buğday eken çiftçi aynı zamanda yem üretimi de yapmak zorunda. Buğday ve arpa üretimi olmazsa hayvancılık da olmaz. Kuraklık son 3 yıldır yem stoklamamıza da engel oluyor. Bu yüzden yem depolarımız da boş.” diye konuştu.

“Bu bir doğal afet”

Bu yıl çiftçiler için çok zor bir yıl vurgulayan Mecaz el-Bab Çiftçileri Federasyonu Başkanı Eymen Şevaşi, “Yaşadığımız doğal bir afet. Bu yıl çok felaket bir sezon geçiriyoruz, bu yıl artık hasat edilecek bir ekin kalmadığını düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Genç bir ziraat mühendisi olan Şevaşi, bu yılki hasadın gelecek yılı da olumsuz etkileyeceğini belirterek, şöyle devam etti:

“Şiddetli kuraklığın etkisi ile 2023-2024 hasat sezonu hem tarım ürünlerini hem hayvancılığı çok kötü etkileyecek. Mecaz el-Bab bölgesinde artık sulu arazilerden bahsetmek mümkün değil. Bize en yakın baraj olan Sidi Salim Barajı suyu buraya kadar ulaşamıyor. Zarka Barajı ise kuraklıktan dolayı bizim su ihtiyacımızı karşılayamıyor.”

Ulusal Afet Değerlendirme Komitesinin kuraklığı yakından takip ettiğini söyleyen Eymen Şevaşi, şunları kaydetti:

“Yetkililer kuraklığı yerinde müşahede etmek için oluşturdukları komite bölgeyi ziyaret etti. Ay sonuna kadar durum değerlendirmelerini ilan etmelerini bekliyoruz. İlk değerlendirmelere göre kuraklık yüzde 100 oranlarında. Bu değerlendirmeye göre çiftçilerin sürdürülebilir tarım için destek miktarı belirlenecek.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir